top of page

TIP EĞİTİMİNDE SİMÜLASYON KULLANIMININ YERİ

Hayalini kurduğunuz mesleğe adım atmış, çiçeği burnunda mezun bir hekimsiniz. Mecburi hizmetinizi yerine getirdiğiniz küçük bir ilin ücra kasabasında tek doktor olarak görev yapıyorsunuz. Çalıştığınız sağlık merkezinin kapıları açılıyor ve apar topar içeri bir hasta getiriliyor. Hastayı sağlık merkezine ulaştıran sağlık personeli size hastayla ilgili bilgileri aktarıyor: ‘‘56 yaşında nefes almakta zorlandığını ifade eden kadın hasta... Daha öncesinde pulmoner emboli öyküsü var. Tansiyon 135/85 mm Hg, ateş 36.6 °C, O2 saturasyonu %96, nabız 95/dk...’’. Size aktarılanlar tıp eğitimi boyunca sıkça duyduğunuz şeyler. Karşınızdaki hastanın durumu da aşina olmadığınız türden değil fakat teoriye dayalı tıp eğitiminiz boyunca yeteri kadar pratik yapma şansı bulamadığınız için nasıl bir yol izleyeceğinizden emin değilsiniz. Hasta ve hasta yakınlarının yardım bekleyen bakışları üzerinizde ve bir an önce hastaya müdahale etmeniz gerekiyor. O an her şeyin bir kurgudan ibaret olmasını, hastaya ait değerleri stabil hale getirerek hastanın şikayetlerini hafifletecek en uygun tedaviyi defalarca deneme yanılma yoluyla bulma şansı diliyorsunuz. Maalesef hekimlik mesleğini icra ettiğinizde yukarıda resmedilen kurguda istenildiği gibi güvenli bir ortamda defalarca deneyerek, yanılarak klinik becerileri uygulamanız mümkün olmamaktadır. Tam da bu nedenle tıp eğitimi siz ve sizin gibi hekim adaylarının mesleğe atılmadan önce daha güvenli, uzman denetiminde, deneme yanılma yoluyla gerçeğe en yakın uygulamaların yapılabileceği ortamların oluşturulabilmesi için simülasyon sistemlerini ve ekipmanlarını kullanmaktadır.


Simülasyon; gerçekte var olan görevlerin, davranışların, olayların veya malzemelerin taklit edilmesi olarak tanımlanmaktadır. Tıp fakültelerinde öğrencilerin edindikleri teorik bilgilerin yanında pratik yapma imkanının da sağlanmasını amaçlayan anlayış sayesinde simülasyon, sağlık sektöründe her geçen gün daha geniş kullanım alanı bulmaktadır. Simülasyonun tıpta ilk olarak kullanımı 1950 yılında “phantom” olarak isimlendirilen mankenlerle olmuştur. Resüsitasyon eğitimi için kullanılan “Resusci Annie”, ilk insan simülatörü “Sim One”, kardiyoloji simülatörü “Harvey” ve dahası günümüzde kullanılan yüksek teknolojiye sahip simülatörlerin üretimine kadar tıp eğitimine hizmet etmiştir.

Tıp alanında kullanılan simülatörler oldukça çeşitlidir. Eğitim maketleri, anatomik modeller ve mankenler senaryo ve yazılımlara sahip olmayan düşük teknolojili (low-tech simulations) materyallerdir. Klinik hibrid simülatörler uzmanlık eğitimlerinde kullanılıp sanal bir yazılım ortamında operasyonların canlandırılmasına imkân sağlamaktadır. Gerçekçi, üstün teknolojili interaktif hasta simülatörleri ise üst düzey teknoloji içeren, bilgisayar yazılımlı, insan anatomisini ve fizyolojisini taklit eden, gerçekçi vakalar kurgulanarak karmaşık klinik durumların yönetimi konusunda öğrenciyi eğitmeyi amaçlayan bir sistemle tasarlanmıştır. Geliştirilmiş en son şekilleri; cevap verebilen, gözleri hareket edebilen, doğum yapabilen, kusan, kanayan, terleyen, anatomik havayoluna sahip, hasta seslerini, kol hareketlerini, kalp ve akciğer seslerini taklit eden simülatörlerdir. Ayrıca kardiyopulmoner fonksiyonlar, ventilasyon, gaz değişimi gibi birçok fizyolojik harekette bulunmaktadır.


Simülasyon tıp fakültelerinde eğitim ve değerlendirme amacıyla kullanılmaktadır. Deneyimlere dayalı eğitimler mesleki beceri laboratuvarlarında öğrencilere tekrar tekrar uygulama yapma imkânı sunan manken, model, hibrid ya da çok fonksiyonlu maketlerle vaka simüle edilerek gerçekleştirilmektedir. Donanım olarak belli bir seviyeye ulaşmış olan adayların değerlendirilmeleri ise sağlık bilimleri literatürüne uygun senaryoları içeren yüksek gerçeklikli (high-fidelity) simülatörlerin bulunduğu simülasyon laboratuvarlarında yapılmaktadır. Laboratuvar ortamında bulunan kameralar öğrencilerin eğitici gözetmenler tarafından geri bildirim almalarını sağlamakta, böylelikle öğrenme pekiştirilmekte ve eşit şartlarda değerlendirilme imkânı sunulmaktadır.


Teorik bilgilerle donanmış öğrenciler kliniğe adım attıkları zaman yanlış uygulamalar sonucunda hastaya zarar verme korkusuyla strese kapılmaktadır. Hasta üzerinde tekrar tekrar pratik yapamama ve yanlışlarının gözlemci tarafından gözlenip düzeltilememesinden ötürü öğrenme yeterince sağlanamamaktadır. Simülasyona dayalı tıp eğitimi öğrencilerin güvenli bir öğrenme ortamında klinik senaryolara katılmalarına, bu sayede gerçek hayattaki hastalarla başa çıkarken daha iyi donanıma sahip olmaları için bilgi ve beceri kazanmalarına olanak sağlamaktadır. Uygulamalar tekrar edilerek hataların sonuçları tecrübe edilmekte, gözlemciler tarafından yönlendirilmeyle etkili öğrenme gerçekleşmektedir. Gerçek hayatta meydana gelmesi zor olan planlı senaryolarla öğrenciye yüksek iş yoğunluğunu yönetmek, kriz anını koordine etmek, takım çalışması becerileri kazandırmak amaçlanmaktadır. Simülasyon sistemlerinin geliştirilmesini amaçlayan uluslararası toplulukların gerçekleştirdikleri Ar-Ge çalışmaları sonucunda ise 2005 Medikal Simülasyon Milenyum Konferansı katılımcıları tıbbi simülasyonun kritik düşünme ve odaklanma yeteneklerinin geliştirilmesine elverişli ortam hazırladığını belirterek simülasyona dayalı eğitimin mevcut müfredatta devrim yapacak kadar güçlü bir teknik olduğunu raporlamışlardır.


1990’lı yıllarda tıp eğitimi reformuyla birlikte, simülasyonun sağlık profesyonellerinin eğitimi ve değerlendirilmesi amacıyla kullanımı dünya üzerinde yaygınlık göstermeye başlamıştır. İsveç’te kurulmuş olan Karolinska İnstitutet, Almanya’da European Surgical İnstitute ve AQAI Simulationszentrum, Fransa’da Ircad France, İrlanda’da Covidien, Porto Üniversitesi’nde CSB-FMUP, İstanbul Acıbadem Üniversitesi’nde CASE bünyesinde gelişmiş simülasyon sistemlerini barındıran merkezlerden bazılarıdır. Ülkemizde ise yüksek gerçeklikli simülatörleri eğitimlerinin birer parçası haline getiren üniversitelerin sayıları giderek artmaktadır. Amerika’da SSH, Avrupa’da SESAM dünya genelinde simülasyon kullanımını yaygınlaştırarak sağlık hizmetlerinin kalitesini arttırmaya yönelik uygulamalarda bulunmayı amaçlayan topluluklar olarak öne çıkmaktadır. Bu amaç doğrultusunda sağlık hizmetlerinde simülasyon kullanımının sürdürülmesine yardımcı olan araştırmaların yürütülmesi ve yayınlanması desteklenmekte, dünya çapında yeterince kullanmayan ülkelere tanıtımları yapılmaktadır.


‘‘Deneyim aldatıcıdır, yaşam kısa, tedavi etme sanatı uzun, fırsat kaçıp gidici ve karar vermek zordur.’’

(Hipokrat)



Tıbbın Babası Hipokrat’a ait bu sözler, batıl inançlardan ve büyülü şifa yöntemlerinden arındırarak oluşturduğu bilime dayalı tıbbın öğretilerini öğrencilerine aktarırken kaydedilmiştir. 2500 yıl önce Hipokrat’ın tecrübeleri hakkında ve tıp sanatında gereklilik arz eden el becerisi ve vakalar karşısında hızlı karar almak konusunda öğrencilerine verdiği dersler, bugün simülasyon destekli tıp eğitimi sayesinde çok daha etkin bir şekilde verilebilmektedir. Tüm bu getirileri göz önünde bulundurarak ülkemizde, öğrencilerine kısmi ya da tam teşekküllü simülasyon eğitimi olanağı sağlayan üniversitelerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Okulumuz Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi de gelişmiş simülasyon sistemlerini bünyesine katmaya hazırlanmaktadır. Biz hekim adaylarına daha iyi bir eğitim sunabilmek için yoğun çaba gösteren idarecilerimize ve hocalarımıza arkadaşlarım adına minnettar olduğumu belirtir, yazıma yapmış olduğu kıymetli katkılarından dolayı da Tıp Eğitimi Abd. Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Selçuk AKTURAN’a teşekkürü borç bilirim.


Şeyma Nur Uzun

seymanurruzzun@gmail.com



Kaynakça;

1. Jeffries W ve Huggett K. 2010. ‘‘Teaching with Simulation’’. An Introduction to Medical Teaching. Editör: Jeffries, W ve Huggett, K. New York: Springer Science,Business Media

2. Mıdık Ö, Kartal M. 2010. ‘‘Simülasyona Dayalı Tıp Eğitimi’’, Marmara Medical Journal, 23(3), 389-399.

3. Aksoy E. ‘‘Türkiye’de Simülasyon Uygulamaları’’. Uludağ Anestezi

http://www.uludaganestezi.org/2012/sunumlar/images/EA.pdf

Son erişim tarihi: 8 Mayıs 2018.

4. http://www.ssih.org/Portals/48/Docs/Strategic-Plan-4_08_18.pdf?ver=2018-04-19-115534-290

Son erişim tarihi: 8 Mayıs 2018.

5. https://www.sesam-web.org/about-SESAM/scientific-committee/

Son erişim tarihi: 2 Mayıs 2018.






199 görüntüleme

Son Yazılar

Hepsini Gör

Heartmate III

Commentaires


bottom of page