top of page

GO WEBB GO – BİZE NEYİ FISILDIYOR?



Geçtiğimiz aylarda Hubble uzay teleskopunun yakaladığı ve teknolojik olarak kullandığımız araçların ekran görüntüsü olan birbirinden eşsiz karelerden sonra, tam 25 yıllık bir emek gökyüzündeki yerini aldı. Teleskop demek basit kalıyor çünkü James Webb teleskopu adeta bir zaman makinesi, bir yolculuk aracı, bizi zamanın bilinmeyen noktalarına taşıyan atılmış en büyük adım. Düşünsenize 25 yıl öncenin teknolojisiyle çıkılan yolculukta 10 Milyar Dolarlık bir bütçeyle, muhteşem bir şey ki bunun ne olduğu o çetrefilli yolda hiçbir zaman saptanmasa da bir yerlerde keşfedilmeyi bekliyor!


Carl Sagan yaklaşımıyla başlayan bir hikaye...

Teknolojinin olağanüstü gelişimine karşın hala keşfedilmeyi bekleyen bilinenin çok ötesinde bilinmeyen bir evren var. Ömrünün 25 yıllık kısmını gecesi ve gündüzüyle, insanlık için veren ve farklılıklarıyla dünyanın dört bir yanından buluşarak çalışan bir takım ortaya müthiş bir başarı koydu. İlk fikrin ortaya atılması, fikre katkı sunacak insanların bir araya getirilmesi, bilinmeyene ve belki de ilk fırlatıldığı anda çöp olabilecek bir girişimin etrafında insanların kenetlenmesi tüm bunlar ve daha fazlası müthiş bir inanmışlığın ürünü. Geçen yıl Aksaray’da Türkiye’nin en kapsamlı Uzay ve Astronomi Kampını gerçekleştirdiğimizde sloganımız, ‘Hayal etmeden uzaya gidemeyiz' Tam da inandığım şekliyle koymuştuk ismi. Farklılıklar bir araya gelmeden ve emek vermeden uzay hep uzak ve bilinmeyenlerle dolu bir yerken, birbirini tamamlayan insanların; tıpkı yapboz parçası gibi yetenekleri ve becerilerini ortaya koymalarıyla bilinmeyenler bilinenlere dönüşüyor, uzaklar yakın oluyordu. 25 Aralık 2021 tarihinde gökyüzüne fırlatıldığı anda 25 yılını bu teleskopa vermiş birbirinden değerli bilim insanlarının hissettikleri duyguları düşünsenize... O an gökyüzüne doğru süzülen sadece bir roket değil, Emek, Hayal, Çaba, Birlikte çalışma kültürü, İnanç, Kendini uğruna yaşamış olduğun değerlerin meyveleriydi. 5 ayrı görüntünün dünyanın dört bir yanından sürece katkı sunanlara bağlanılarak yapılan paylaşımlarla oluşturduğu heyecanın sürecin dışında olup sadece izleyenler olarak bizde oluşturduğu etkinin yanında bir de verdiği emeğin oluşturduğu heyecanı izleyenleri düşünün. Adeta bir ömrü adıyorsun ve sonrasında insanlığın bilinmeyeni biraz daha keşfetmesini arzuluyorsun. İşte tüm sihir burada..!

Biraz daha... Önümüzdeki günlerde çok daha fazla görüntü ve paylaşım geldikçe bilinmeyenin bilinenleri artarken, heyecanın dozu da yükselecektir. Bir taraftan da eminim yeni bir takım şimdiden bir sonraki zaman makinesinin hazırlıklarına başlamıştır. Yeni bir yaşam alanı bulunma ihtimali, L2 noktasında özel bir konuma ulaşan ve bulunduğu noktada yakaladığı görüntülerle insanlığın ufkunu geliştirecek olan bir süreç... Son paylaşılan görseldeki yeni doğan, çocuk ve genç diye adlandırabileceğimiz yıldızların oluşturduğu görsel şölenin yeni hayaller, emekler, inançlarla bundan yıllar sonrasında canlı olarak izlenebileceği veya video halinde çekileceğini bir düşünebiliyor musunuz ? İçimizden birileri (dünyaya geliş amacımıza uygun olarak emek verenler) bunu başaracaklar. Umarım bugün olduğu gibi o zamanda izleyen taraf biz olmayız. Salt kötülerin dünyası değil, aynı zamanda da sayıları az da olsa insanlık için en büyük iyilikleri yapanların, yeri geldiği zaman canını dişine takanların yaşadığı bir dünyadayız. Bunun örneklerini çok uzak değil dünyaca yaşadığımız ve bizden birçok şeyi çalan COVİD-19 pandemisinde başta doktorlar olmak üzeri tüm sağlık çalışanları büyük fedakarlıklarla göstermişlerdir. Dünyadan 1.5 Milyon Kilometre uzaklıkta hala yolcuğuna devam ediyor Webb Zaman Makinesi ve bilinmeyene dair yeni görsellerle heyecanlandırmaya, ufkumuzu genişletmeye, geleceğin dünyasının şekillenmesine katkı sunuyor. Mucidi bugünleri hayal edebilmiş midir?

1608 yılında bir gözlük üreticisi olan Hans Lippershey tarafından icat edilen, 1609 yılında ise ilk defa Galileo Galilei tarafından kullanılan teleskop bugün artık zamanda yolculuk aracına dönüşmüş bir şekilde yoluna devam ediyor. Bilim üzerine koyarak ilerleyen bir süreçtir, bundan yaklaşık 400 yıl öncesinde ilk yapılan gözlemden bu yana merak duygusu olanlar üzerine koyarak bugünlere getirdiler, bugünden sonrasına da merak duygusu olanlar taşımaya devam edecekler siz isteseniz de istemeseniz de. Bir bina yapmak ve içine insan istihdam etmek değildi mesele çünkü yıllarca binaların ötesinde ülkeler arasındaki iş birlikleriyle verilen emeğin meyvelerini izledik. Tüm insanlık için verilen emeğin meyveleri, uzay sadece bir coğrafyada yaşayan ya da belirli insanlara ait bir zenginlik değil; Uzay tüm insanların ve insanlığın eşit paydaş olduğu ve keşfedilmeyi bekleyen herkesin paydaşı olduğu bir zenginliktir.


Sahip çıkarsan senin de olur yok eğer sahip çıkmazsan senin olmayanı izlemekle yetinirsin! Pandemi döneminde uzay mühendisliği okuyan bir gencin ilk defa katıldığı bir kampta teleskopa dokunduğunu duyduğumda ürpermiştim. Bilimin zenginliklerine ulaşacak malzeme ve ekipmanlar olmaksızın alınan her diploma işlevsizdir. Bir yerde bir bölüm açıyorsanız öncelikle binanın bütçesini değil o bölümle dünyadaki bilim insanlarıyla rekabet edebilecek makine ve teçhizatın bütçesini ayırırsanız yol kat edersiniz. Biz, uzay bilimleri fakültesi kurduk! Evet..! Standartların üzerinde bir bina inşa ettik ama bina başlı başına uzay bilimleri fakültesi olmuyor. İçine doldurduğunuz birbirinden değerli insanlar ve imkanlar dahilinde sunduğunuz özgür ifade ortamı onu bilim yuvası haline getiriyor. Haritada ülkeler arasındaki istasyonlarda yolculuk yapılırken harita bir anda Türkiye Uzay Ajansını göstermediği müddetçe teleskoplarla aya bakmaktan öteye geçemeyeceğiz. Şimdi düşünüyorum da 100 pırıl pırıl gencin olduğu bir kampta gençler uzayın başındaki isimden birer tane basit teleskop hediye istediklerinde bile cevap alamamışlardı ki bu gençler Türkiye’nin en dinamik ve en ilgili gençlerinden oluşan bir kesimdi. İzlemekteyiz..!

James Webb uzay teleskobu şovuna devam ediyor ve bilim insanlarının verdikleri emeği hepimiz izleyebiliyoruz. Bir yıldızın doğumu, Bir yıldızın büyümesi, Ve sonrasında ölümüne kadar geçen sürece dair görseller... Etkisinde olduğum sadece görüntüler değil, insanların zaman makinesiyle bizi 1.5 milyon km öteden milyarlarca yıl öncesine götürecek emeği verecek vizyon ve özgür düşünce alanına sahip olmaları.

Devletlerin gelişimini sağlayan bilime ayırdıkları bütçe ve kesinlikle dünyanın ne kadar coğrafyasından ne kadar bilim insanına ev sahipliği yaptıklarıyla eş değer. Sürekli bilim insanlarımız başka ülkelerden bilimin gelişim sürecine katkıda bulunuyorlarsa ya da ilk fırsatta gitmeyi akıllarına getiriyorlarsa biz asla ilerleyemiyoruz ve ne yazık ki ilerleyemeyeceğiz demektir. Kısır döngü, Kısır eğitim, Ve sonrasında kayıp nesil. Koca kara bir delik var ve çok zeki, dinamik, beyni olağanüstü becerilere sahip insanları göz göre göre yutuyor, Kendini kurtarmayı düşünenler ise başka coğrafyalara göç ederek bulunduğu toprakların gelişimine katkıda bulunuyor. Bizim en büyük gücümüz gençliğimiz, Ama en büyük eksikliğimiz ise gençliğin önünü açması gerekenlerin tıkamaktan başka bir şey yapmamaları. Örneğin; aldığı KYK kredisinin faizini düşünen ve sonrasında bu faizin kaldırılması için bütün zamanını sosyal medyada paylaşımlar yaparak geçiren zaten rakipleriyle aynı şartlarda olmayan bu gençten sonrasında James Webb zaman makinesi sürecine katkı sunmasını beklemekteyiz. Go Webb Go, Please, Go Webb Go..! Hayal etmeden uzaya gidemeyiz sloganına bir ekleme yapmak istiyorum; Hayallerimizi birleştirmezsek bilinmeyeni keşfedemeyiz.



Batuhan Şentürk



*Hayal etmemize ve bu eşsiz anların yorumlanmasına katkı sunan, eşsiz bir heyecan hissettiren en önemlisi bize hissettirdikleriyle ve gösterdikleriyle bugün bir adım daha önde olmamızı sağlayan Sevgili Barış Özcan'a teşekkürü bir borç bilirim.



44 görüntüleme

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page