top of page

Şiir Tımarhanesi

Burası bir şiir tımarhanesi, aklımdan geçenleri duvarlara kazımaktan başka iyi bir yanı da yok. Şiirler üzebiliyormuş insanı öyle diyorlar. Sanki insanlar hiç üzmüyor başkasını. Ne diyordum. Geldiğin iyi oldu aslında. Sen gelmesen akıllanacaktım burada. Deliliğimi kaybedecektim. Herkes gibi olacaktım. İnsan yalnız kalınca pek çok şeyi sorgulumaya başlıyor. Dünyanın yaradılış hikayesinden başlayıp bir elmayı ikiye bölersek cidden iki eşit parça mı elde ediliyor konusuna kadar geliyor. Elma yer misin? Büyük parçayı sana verebilirim.


Neyse biz devam edelim. 5 bin yıl önce düştüm buraya. O günden beri hayattayım. Dışarıda olanlar asıl yaşayanların kendi olduklarını sanıyorlar ama 60-70 sene sonra ölüp gidiyorlar. Oysa bak bana. 5 bin yıldır koşturup duruyorum toprağın altında. 5 bin yıldır ölmedim. Ve 5 bin yıldır tek bir insanı bile gülerken görmedim. İnsanlar ile ne zaman karşılaşsam ya mutsuz ya ağlamaklıydılar. Hatta bazılarını ağlarken bile gördüm. Sanki tüm suç benimmiş gibi bana kızdılar. Onları mutsuz edenin ağlatanın benim olduğumu savundular. O pek kıymet verdikleri kişiler onları üzmezmiş gibi tüm suçu benim üzerime bıraktılar. Yok yok merak etme kızmıyorum onlara. Onlar da haklılar. Sonuçta onları üzenler çok iyi birer yalancıydılar. Onlar da bu yalanlara inandılar. Zaten insan sevdiklerinden gelen yalanı görmemek için kör olmaya bile razı geliyor bazen. İşte onlar da bu yalanlara kör oldular. Sonra üzülen onlar oldu suçlanan ben.


İnsan üzülünce garip davranışlarda bulunabiliyor bazen. Hüznünü unutacak şeyler arıyor. Elmanı bitirdin mi bu arada? Başka şeyler de yiyebiliriz istersen. Bazısı yemeğe veriyor kendini unutmak için bazısı yalnızlığa. Kimi müzik dinliyor kimi denizi izliyor. Unutmak tek çare sanıyorlar. Hatırlamanın, acılarla birlikte yaşamanın varlığını kabul etmek istemiyorlar. Sonra da unuttukları yerden yine darbe alıyorlar. Oysa hatırlasalar yine kanmazlar aynı yalanlara. Ama onlar bunu anlamıyor işte. Çünkü suçu bana atıyorlar. Onları benim üzdüğümü söylüyorlar. O pek kıymet verdikleri kişilerin onları üzmüş olma ihtimalini akıllarına bile getirmiyorlar . Akıllılar ya işte, öyle bir şey düşünürlerse bile hemen kovuyorlar akıllarından.


Benim hikayemde hep böyle zamanlarda başlıyor. Sevdiklerinin yalanlarına kör olmuş olanlar üzülüp beni suçladıklarında yani . Ben onların içindeki hüzünüm işte. Ben onların içindeki acıyım. Ben onların içinde hissettikleri duygularım. Dedim ya unutmayı tek çare sayıyorlar diye. Onlar beni öldürüp içlerinde, gömüyorlar. Üstüme toprak bile atıyorlar. Ben de 5 bin yıldır koşturup duruyorum toprağın altında. Sürekli yeni arkadaşlar geliyor yanıma. Dedim ya şiir tımarhanesi burası. Göz yaşının, acının, hüznün içinden çıkıyor duvarlara yazdığım şiirlerim. Dedim ya şiir tımarhanesi burası. Ayrılığın, kavgaların, ölümün arasında yazılıyor şiirler.


Mert Can Alpaydın

47 görüntüleme

Son Yazılar

Hepsini Gör

İNSAN

...

bottom of page